|
WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.
Aradığınız tam cümleyi bulamadık. "bank" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir. Ayrıca bakınız: loan
WordReference English-Turkish Dictionary © 2025: Temel Çeviriler |
bank n | (financial institution) | banka i. |
| I need to go to the bank to withdraw money today. |
| Bugün biraz para çekmek için bankaya gitmem gerekiyor. |
bank n | (land at river's edge) (nehir, göl) | kıyı, kenar, sahil i. |
| We took our lunch and sat down on the bank of the river. |
| Nehir kıyısında oturarak öğlen yemeğimizi yedik. |
bank n | (hillside: slope) | yamaç i. |
| The water flowed down the bank and into the stream. |
bank n | (ridge of snow) | kar yığını i. |
| The car skidded off the road and stopped in a snow bank. |
bank, cloud bank n | (mass of cloud) | bulut kümesi i. |
| Do you see that bank of clouds over there? |
bank n | (panel) | sıra, dizi i. |
| The bank of switches for controlling the lighting is over there. |
| Karşıda, aydınlatma için kullanılan bir dizi elektrik düğmesini görebilirsiniz. |
Ek Çeviriler |
bank n | (gambling house) | kumarhane i. |
| Over the long term in gambling, the bank always wins. |
bank n | (place for blood donation) | kan bankası i. |
| She donated her blood to the blood bank. |
bank n | US (group of elevators) (asansör) | grup i. |
| There is a bank of elevators that go to the upper floors. |
bank n | (aviation: turn, dip) (uçak) | yana yatma, yatış i. |
| The fighter plane's bank to the left allowed it to avoid the mountain. |
bank n | (inclined turn) | yokuş i. |
| | tümsek i. |
| She leaned her motorcycle into the sharp bank of the curve. |
bank⇒ vi | (turn by tilting: plane, bike) (uçağı) | yana yatırmak geçişli f. |
| | yana yatmak f. |
| The driver banked around the corner without slowing down much. | | The plane banked to begin its descent. |
bank on [sth/sb], bank upon [sth/sb] vi + prep | figurative (rely, bet) | güvenmek f. |
| (mecazlı) | ümit bağlamak f. |
| I'm banking on the stock market recovering; otherwise I won't have enough retirement funds. |
bank at [sth], bank with [sth] vi + prep | (have an account with: a bank) | bankada hesabı olmak f. |
| He banks at Citibank. |
bank [sth]⇒ vtr | (deposit) | bankaya yatırmak geçişli f. |
| I'll bank the day's receipts. |
bank [sth] vtr | colloquial (save) | biriktirmek geçişli f. |
| | tasarruf etmek geçişli f. |
| She banked the money that she won in the lottery instead of spending it. |
bank [sth] vtr | (mound up) | yığmak geçişli f. |
| When planting the seedlings, you should bank soil around their roots. |
bank [sth] with [sth] vtr + prep | (fire: cover) (bir şeyle) | kapatmak geçişli f. |
| | örtmek geçişli f. |
| Bank the fire with sand before you go into your tent. |
WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:
'bank loan' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
|
|